|
SORU 1: Kaç yıl daha
futbol oynamayı düşünüyorsun, futbolu bıraktıktan sonraki hedeflerin neler?
CEVAP: Şu anda öyle
ileriye dönük bir düşüncem yok. Allah sakatlık, kaza, bela vermediği sürece şu
anda Kayserispor ile olan bir mukavelemde var elimden geldi sürece Kayserispor’a
hizmet etmek istiyorum. İleriye dönük olarak da tabii ki futbolu bıraktıktan
sonra herkes bu işin içinde kalmak istiyor ama eğer mümkün olursa bende futbolun
içinde kalmak istiyorum. Hocalık lisansı, gerekirse prof. lisansı almayı
düşünüyorum, inşallah düşüncelerim bu doğrultuda, Allah da nasip eder.
SORU 2: Futbola
başlangıcın oldukça ilginç. O dönemden sonra gösterdiğin performans ile birlikte
Milli Takım, Türkiye Kupası Şampiyonluğu, başarılar ard arda geldi. Bu
başarıların sırrı, arkasındaki isimler ve senin çabaların nelerdi?
CEVAP: Evet futbola
gerçekten enteresan bir şekilde dönüş yaptım. 2 sene futbolu bıraktım hocalarım
sayesinde, eski başkanlarım sayesinde futbola dönüş yaptım. Hem şans hem özveri
olarak nitelendiriyorum. Türkiye Kupası ve Milli Takıma gelince, o dönemde iyi
bir kadroya sahiptik, iyi mücadele ediyorduk gerçi şimdi de iyi mücadele
ediyoruz ama birazda şans Tolunay hocanın ilk geldiği seneye rastladı. O iyi bir
şanstı, ilk başta hocamız inanmıştı buna ilk geldiği gün Kartepe’de “biz kupayı
alacağız” dedi, Allah’ta nasip etti. Milli takım konusunda ise O dönem iyi bir
performans göstermiştim, Gürcistan maçında da oynadım ama o dönemden sonra bir
sakatlık sorunu yaşadım ve ondan sonrada kısmet olmadı.
SORU 3: Türkiye Kupası
Şampiyonu olduğunuz dönemden biraz bahsederimsin. Takım içinde hava nasıldı,
nasıl motive oldunuz, şampiyonluktan sonra neler hissetiniz takım olarak.
CEVAP: O dönem gerçekte
arkadaşlık bağları olarak çok kuvvetli idi, her şey çok iyi gidiyordu. Az önceki
soruda söylediğim gibi, ilk başta hocamız inanmıştı sonra bizi inandırdı. Ard
arda galibiyetler geldi birazda şansımızın yardımı ile özellikle final maçında
şansımızın yardımı ile kupayı aldık. Gerçekten hayal gibiydi, tarih yazdık
diyelim Kayserispor’un tarihini yazdık. Bizde o sayfalara geçtik ne mutlu bize
diye düşünüyorum.
SORU 4: Bu seneye
dönecek olursak genç ve yetenekli oyunculardan kurulu bir kadroya sahipsiniz ve
takımda 2.kaptan konumundasın. Hem kendi açından hem genel olarak bu seneki
takımınızı nasıl değerlendiriyorsun?
CEVAP: Evet çok genç
bir takıma sahibiz. Tecrübesiz diye nitelendiriyor ama illi takımda oynayan çok
arkadaşımız var artık belli bir tecrübeye sahip olduklarını düşünüyorum. Benim
açımdan da daha önceki ağabeylerim bana kaptanlık yapıyordu. Bende onlardan ne
gördüysem, hangi konularda bana yardımcı oldularsa yada nasıl sahip çıktılar ise
bende genç arkadaşlarıma sahip çıkmayı düşünüyorum. Elimden geldiğince de bu
çerçevede yardımcı olmayı düşünüyorum. Kaptanlık konusunda ise hem hoca ile hem
yönetimle hem de takım arkadaşlarımız arasında bağlantı kurmak zor ama elimizden
geldiğince Ali TURAN kardeşimle beraber bunu yapmak için mücadele ediyoruz.
SORU 5: Defans
mevkiinde görev yapmaktasın. Günümüz futbolunda artık defans oyuncularından
daha çok ofansif olmaları, oyunu şekillendirmeleri, ataklara katkıda
bulunmaları gibi vb. görevler bekleniyor. Bu konuda senin düşüncelerin nelerdir?
CEVAP: Evet kesinlikle
katılıyorum. Artık topu hep ileriye vurmak bir olay değil. Ne kadar geriden iyi
başlarsan, topu ne kadar iyi oyuna sokarsan ataklarında daha iyi neticelendiğini
düşünüyorum. Yani geriden ne kadar iyi başlarsan eğer hücuma o kadar iyi katkı
sağlıyorsun.
SORU 6: Yukarıdaki
soruya bağlı olarak kendi oyunun hakkında bir özeleştiri yaparsan neler
söyleyebilirsin?
CEVAP: Evet genel
çevremdeki insanlardan yola çıkacak olursam eğer bu konuda topu oyuna iyi
soktuğumu söylüyorlar. Bende bu çerçeve içinde elimden geldiğince mücadele
ediyorum, topu şişirmemeye çalışıyorum, daha çok pas yapmaya çalışıyorum yani
topu oyuna en iyi şekilde sokup etkili atak yapmamıza yardımcı olmak istiyorum.
Bu konuda olumlu eleştiriler alıyorum, güzel şeyler duyuyorum inşallah her şey
daha güzel olur.
SORU 7: Türkiye’deki en
iyi statlardan birine sahipsiniz. Ama taraftar eksikliğini oldukça
hissediyorsunuz takım olarak. Kayseri şehrinin bir Bursa veya Eskişehir kentine
göre futbola bakış açısını nasıl değerlendiriyorsun?
CEVAP: Evet bu konuda
herkesin bir sıkıntısı var sadece benim değil tüm takım arkadaşlarım bu şekilde
düşünüyorlar. Bir Bursaspor’un taraftarı bir Ankaragücü ‘nün taraftarı gerçekten
ateşli, takımı motive ediyorlar özellikle içerdeki maçlarda bu açık. Buna bağlı
olarak dışarıdaki maçlara da gidiyorlar. Bizimde tabi ki taraftarlarımız var ama
onlar gibi neden iyi olmuyorlar bende şaşırıyorum. Böyle bir stada sahip olmak
herkesin aklından geçen şeylerdir, herkesin sahip olmak istediği şeylerdir ama
Kayseri halkı ya bunun bilincinde değil ya da futbola doymuş diye düşünüyorum.
Özellikle ben bunu her seferinde söylerim geçen sezon bir Galatasaray maçı vardı
-biz içerde kamptaydık- stat full çekerken ertesi gün bizim maçımız vardı
Ankaragücü ile 3 bin- 5 bin kişiye oynadık. Bu bizi çok etkiledi, yaraladı. Şu
açıdan diyebiliriz Galatasaray o maçta liderliğe mi oynuyordu hayır sadece
iddiasız bir maçtı, öylesine bir maçtı. Bizde iddiadan kopmuştuk ama niye o
maçta bu stadı dolduran bir Kayseri taraftarı varken, ertesi gün bir Kayserispor
kendi şehrinin takımı kendi şehrinde oynarken niye stadı doldurmadılar hiç anlam
veremedik, bu bizi çok üzmüştü.
SORU 8: Bu seneki
taraftarlardan beklentin neler?
CEVAP: Öncelikle takıma
güvenmelerini istiyorum. İşte geçen hafta almış olduğumuz beraberlik var iyi
mücadele ettiğimizi düşünüyorum. Sezonun ilk maçı olması dolayısıyla gerginlik,
stres, heyecan normaldir diye düşünüyorum. Önümüzde Pazar günü oynayacağımız bir
Gaziantepspor maçı var, tüm Kayseri halkını böyle bir takımı böyle genç ve
istekli bir takımı, ileride iyi işler yapacak olan bir takımı seyretmeleri için
davet ediyorum. İnşallah bu davetimde yerine ulaşır ve tüm Kayseri halkını maça
bekliyorum.
SORU 9: Genelde
futbolda bir yaş ortalaması var mıdır, şu yaşta futbol bırakılacak diye?
CEVAP: Yok ama bu
genelde Türkiye’de böyle. Önemli olan yaş değil sahada neler yapabileceğindir.
Örnek vermek gerekirside İtalya’da Maldini, Pirlo bunun en güzel örneğidir.
Kuvvetli olduğun sürece ve iyi oynadığın sürece yaşla sınırlandırılmamalı diye
düşünüyorum. |